21 Kasım 2007 Çarşamba

Şimdilik böyle düşünüyorum diyebilmek....

Bin yılın bitişini uğurlarken, kimi bitmek tükenmek bilmeyen sorunlarla kaybettiği umudun peşindeyken, kimi yeni hayal bulutlarında umutlanmanın düşünü kuruyordu. Ben sanırım ikinci gruptaydım, hayatımda belki ilk kez. Bir baltaya sap olabilme hayalinde kitabım çıkıyordu. İddialı ismi heycanlandırıyordu beni daha çok. İçeriğini içimden geldiğince yazabilmenin verdiği rahatlığı ismi gölgeliyor ve baskı yapıyordu. Bu bir hareket tarzıydı, yaşam tarzı da denebilir. Geceleri rüyalarda bile Şimdilik böyle düşünüyorum diyebilmekti o zamanlar yaşanan... Kitap patlama yapmadı tabii ki. Yapamazdı da. Nasıl olurda biri çıkar, haddine düşmeden patavatsızca Şimdilik böyle düşünüyorum diyebilirdi. İnsanlar kaldırabilir miydi, bu kadar yeniliği!

Günler ayları kovaladı. Adet oldu eski köye haddine düşmeden söylenen üç kelime. Herkes kendinin yeni olduğunu söylemeye, hatta bunu ispat etmek için saatlerce konuşur olmuşlardı. Herşey üç kelime içindi. Önce partiler kuruldu. Sonra medyada esti rüzgar. Ortaklıklar aranıyor, üç kelime için. Eskiler deniyor, daha dün fikir babalığı yaptıklarına. Değiştim "in" oldu haber programları için. Eskilerini yamama gayreti moda olmaya başladığında, yeniler gizlenirler. Önce onlar çıkarlar. Değiştim derler. Hayal sunarlar altın tepside. Demokrasi satarlar meydanlarda. Dünyayı değiştiren adam filmini oynarlar. Ama dünya değişmeyecektir. Kara Murat'lık mesleği çıkar, hayalden ibaret sahnelerle. Değiştim ulen, diyerek saldırırlar kendi yaptıkları kalelere. Halbuki Şimdilik böyledüşünüyorum diyebilmek bu kadar kolay mı?

Ürettiği bir mamülü sırf şirketini ortağına devrettiği için kötüleyen batık işadamına benzetiyorum son zamanlardaki değişim sözcülerini. Ben en büyük değişimin geri olduğu varsayılan bir grubun içinden Şimdilik böyle düşünüyorum diyerek sıyrılabilmek olduğuna inanıyorum. Aslında değişenin olmadığı Ali'lerin eski olduğunu söyleyen Cengiz'lerin oynadığı bir ortaoyun izliyoruz. Halbuki Ali Cengiz tek kişidir. İsimleri ayırırsanız kişiliği kalmaz. Ama Ali Cengiz iken yeni oyunlar sahneye koyabilmektir asıl olan. Vitrini yenilemek değil, hayalleri, hedefleri ve aşkları. Eskiden fazla hayal kurabilmek, yeni hedefleri üreterek yapmak istediğine aşkını tazelemek tutkuluca.

Ben haddime düşmeden, Şimdilik böyle düşünüyorum derken bunları hesap etmiştim. Birilerinin çıkıp makyajla gençleştim demesi aklıma gelmişti de. Kafamı sallayıp, olmaz olmaz diye kendimi kandırmıştım. Estetik ameliyatlı değişim yenilik değildir, diye düşünüyorum. Yenilik için çocuk gerek. Bunun içinde iki farklı cinsin birlikteliği. Çocuk ben olacağım kavgası yerine, çocuk doğurup ona asist yapıp potaya nasıl yükseleceğini öğretmek gerekiyor. Siz bir gün o basketi atamayacaksınız, unutmayın. O zaman basket sahaları boş kalacak ve başkalarının, kimbilir düşmanlarınızın çocukları, peşpeşe üçlük atacak, sizin bir gün gelir burdan ayaklanabilirsem potaya basket atarım diye yakınlardan milyarlarca lira vererek alıp üstünü süslediğiniz mezarınızın üzerinde...

Onun içim tutkulanmak hayale önemli. Onun için aşk tazelemek ihtiraslıca yeni hedeflere, geçen yılların gerçek yaş olmadığını bilmek, şimdilik böyle düşünüyorum fikriyle genç kalabilmek, çocuk doğurup potaya yükselebilmesini sağlayabilmek önemli. Değiştim deyerek, taş evi yıkıp tuğladan ev yapmak yerine, bugünü gün batmadan bitirmek. Yarın değişmeden aslından, yenilenerek her salise tecrübesinden ve Şimdilik böyle düşünüyorum'u rahatça söylemek için.

Hiç yorum yok: